2 Ekim 2011 Pazar

Alfa Romeo Giulietta 1.4 TB MultiAir Distinctive



İtalyan otomobil üreticilerinin kalplerdeki yeri ayrıdır. Onlarca yıldır ne en kaliteli ne de en ucuz modelleri üretseler de kendilerine sahip olanların büyük çoğunluğu nedeni bilinmeyen bir tutkuyla bağlılardır araçlarına. Bu bağı günümüze en güçlü şekilde taşıyan markaların başında şüphesiz Alfa Romeo geliyor. Enzo Ferrari'nin kendi markasını kurmadan önce yarışlarda kullandığı bir efsane olan Alfa, 90'lı yıllarda yaşadığı zorlukların ardından kendisini yeniden keşfetmeye başladı. 156 modeliyle tarihinde başarılı bir sayfa açan marka 159 ile bu başarıyı devam ettirdikten sonra daha da radikal bir tasarım anlayışıyla önce MiTo, daha sonra da Giulietta'yı pazara sundu. Premium kompakt pazarına yeni bir soluk getiren Giulietta'nın turbo beslemeye sahip MultiAir motorla donatılmış versiyonu bu ayın ilk testinde konuğum oldu.


Dış Mekan

İtalyan otomobillerine aşık olmamızın ilk sebebi işte bu bölümde yatıyor. Tasarımı sıradışı olan Giulietta kimilerince sevilmese de sevenleri tarafından aşık olunan bir görünüme sahip. Yuvarlak ön kısmında aşağıya doğru uzayan bir panjura sahip olan aracın farlarının iç kısmında LED aydınlatma grubu bulunuyor. Ön tamponun alt kısmına yuvarlak sis farlarını yerleştiren tasarımcılar bu bölümün altına splitter görevi yapan iki çıkıntı yerleştirmiş.

Yana geçildiğinde 17 inç çaplı şık jantlar, damla şekilli sinyal lambası, metalik renkli ayna muhafazaları, geniş yan etekler ve kromajlı ön kapı kollarının yanında aracı 3 kaplı gibi gösteren ve C sütununa gizlenen arka kapı kolları da hoş tasarım detayları arasında yerini alıyor.

Birçok markanın şimdiden kopyalamaya başladığı arka kısımdaysa sportif bir duruş hakim. Bagaj kapağı üzerine bir spoiler ekleyen Alfa stopların şeklini özenle tasarlarken bu şekle uyan LED tertibatıyla özellikle geceleri kolayca tanınıyor. Kalın arka tamponunun altında iki adet dev egzoz çıkışı bulunan otomobil sahip olduğu gücü belli etme konusunda başarılı.

4.351 mm boy, 1.798 mm en ve 1.465 mm yüksekliğe sahip olan Giulietta'nın 2.634 mm'lik aks mesafesi de diğer ölçüleri gibi sınıfının ortalamalarında yer alıyor.


İç Mekan

Tasarım şıklığı iç mekanda da devam ediyor. Kapıyı açtığınızda karşınıza çıkan etkili yan ve baldır desteğine sahip kırmızı deri kaplı koltuklardan gözünüzü aldığınızda kapı eşiklerindeki Alfa Romeo ve paspaslar üzerindeki Giulietta yazılarını görebiliyorsunuz. Üzerleri logolu metal pedal setini de geçtikten sonra biraz büyük bir göbeğe sahip fakat ele iyi oturan direksiyon simidi sizi karşılıyor. Üzerinde ses sistemi kumandaları bulunan direksiyon simidinin arkasında yol bilgiysayarı ve hız sabitleme sisteminin kumandaları bulunuyor.

Gömük bir şekilde tasarlanan hız ve devir göstergelerinin aşağıyı gösteren ibreleri ilk çalıştırma anında sürücüyü selamlarken ortada bulunan bilgisayar ekranında da ilginç grafikler kullanılmış. Gösterge panelinin solunda far yükseklik ve araç fonksiyonları ayarları bulunurken kokpiti boydan boya geçen cilalı yüzey bu kısımda da kendisini gösteriyor.

Orta konsolun üst kısmında bulunan havalandırma ızgaraları çok ince olduğundan bu bölümün tepesine de kapatılabilir havalandırma ızgaraları yerleştiren Alfa Romeo aynı bölümde bir de kapaklı göz sunuyor. Konsola entegre edilen ses sistemi kumandaları ve buranın altında bulunan şalter şekilli kumandalar Giulietta'nın iç mekanda sahip olduğu orijinalliği pekiştiriyor. Ön ve arka sis farları, Start & Stop sistemi ve merkezi kilit düğmelerinden oluşan bu bölümün altında çift bölgeli tam otomatik klimanın kromajlı ayar düğmeleri bulunuyor.

Şıklık vites konsolunda da devam ediyor. Alüminyumdan üretilmiş sportif vites topuzu, yine aynı malzemeden üretilen D.N.A. sürüş kontrolüyle uyumlu bir görüntü çizerken hem vites kolu hem de el freni körükleri deri kaplı. El freninin yanında iki adet bardaklığa sahip olan aracın koltukları arasında bir de kapaklı kol dayanağı bulunuyor.

Dört kapısında da küçük de olsa eşya gözleri bulunan Giulietta'nın arka koltuklarında üç adet kafalık ve yine üç adet üç noktadan bağlantılı emniyet kemeri bulunuyor. Bu kısımda sunulan diz ve baş mesafesi yeterliyken standart donanımda bulunan arka havalandırma ızgarası artı puan alınmasını sağlıyor. 60/40 oranında katlanarak 350 litre hacimli bagajın daha da büyüyebilmesine olanak sağlayan koltukların orta kol dayanağının arkasında bir de küçük göz bulunuyor. Hem iç mekandan hem de bagajdan açılabilen bu gözün önündeki kol dayanağında hem kapaklı bir göz hem de iki adet bardaklık bulunuyor.

Giulietta'nın dikkat çekici tasarımının en zayıf parçası da gözden uzak bir yerde. arka koltukların üzerinde bulunuyor. Ön kısımda sunulan şık tasarımlı iç aydınlatma lambaları, 5 adet emniyet kemeri uyarısı ve kararabilen aynayla birlikte güzel bir ekip oluştururken arkada bulunan ışıklandırma 80'li yıllardan kalma gibi duruyor.


Konfor

İşte Alfa Romeo modellerinde aranması gerekmeyen unsurlardan birisi. Aslında otomobilin standart modellerinde sunulan normal süspansiyon sistemi ve Progression Plus donanımda bulunan 16 inç çaplı jantları tercih edildiğinde sürüş konforu diğer kompakt hatchback araçların seviyesinde oluyor. Opsiyonel olarak sunulan sportif süspansiyon sistemi ve 17 inç çaplı jantlarınsa görevi zaten isimlerinden belli oluyor.

Koltukları vücüdu çok iyi saran aracın kabin konsorunaysa diyecek bir şey yok. Günümüz otomobillerinin büyük kısmının sorunu olan sınırlı cam alanı ilginç şekilde Giulietta'da minimize edilmiş. Sadece tavanın ön camla birleşme noktasının ileride olması ve siyah renkli tavan kaplaması biraz kasvetli dursa da her iki olumsuzluk da cam tavan opsiyonuyla bertaraf edilebiliyor.

Kulak okşayan egzoz ve turbo blowoff sesleriyse kimsenin konforunu olmsuz bir şekilde etkilemeyeceğini düşündüğüm özellikler. Oldukça hafif ayarlanmış pedallar ve mükemmel hassasiyete sahip olan vites geçişleri direksiyonun direkt tepkileriyle birleştiğinde ortaya sürücüyü zorlamayan bir otomobil çıkıyor.


Sürüş

İşte Alfa Romeo'nun sportif süspaniyon sistemini seçmekteki amacınız. 17 inç çaplı jantlar, 225/45-17 ölçüsündeki Continental SportContact 3 lastikler, D.N.A.'nın Dynamic modu, Q2 elektronik diferansiyel ve sert süspansiyon sistemi birleştiğinde ortaya harika sonuşlar çıkmış. Tek zayıf yanı yüksek süratle yapılan sert frenlerin ani şerit değiştirmeyle birlikte yapıldığı anlarda ortaya çıkan araç bu durumlarda da standart olarak sunulan ESP'nin kontrolünde yoluna geri dönmeyi başarıyor.

Q2 sayesinde özellikle gazla girilen virajlarda dikkat çekici bir tutuş sergileyen otomobilin 6 ileri vitesli manuel şanzımanı performanslı kullanımı bir eğlenceye dönüştürecek şekilde ayarlanmış. Birbirine yakın oranlara sahip olan şanzıman rahat geçişleriyle olduğu kadar hafif pedallarıyla da etkiliyor. Fren pedalı da hafif olan Giulietta'nın frenlemede gösterdiği tepkiler Alman rakiplerini aratmıyor.

1.4 litre hacimli MultiAir motoru turbo besleme yardımıyla 170 beygir güç, 250 Nm tork üretebilen Giulietta 0'dan 100 km/ sürate 7.8 saniyede ulaşırken maksimum sürati 218 km/s olarak açıklanıyor. Oldukça başarılı bir motor olan MultiAir ünite zorlandığında her motor gibi çok yaksa da şehir içinde, Start & Stop sisteminin de katkısıyla oldukça ciimri oluyor. Otoyolda sabit sürat sürüşlerde 6.5 litre/100 km gibi ortalamalar yakalayabilen 1.290 kg ağılığa sahip aracın yaklaşık 400 km süren testi sonunda elde ettiği 9.8 litre/100 km'lik ortalama değer, performans odaklı sürüş düşünüldüğünde oldukça başarılı. Belirttiğim gibi "uslu" bir şekilde sürebiliyorsanız araç sizi düşük tüketimiyle ödüllendiriyor.


Donanım/Fiyat

Giulietta'yı ülkemizde başarıya ulaştıran özelliklerde birisi de donanım/fiyat oranı. Bu denkleme tasarım ve performansı de eklersek Alfa'nın eli daha da kuvvetleniyor. 25.750 Euro + 1.078 TL başlangıç fiyatına sahip olan Giulietta 1.4 TB MultiAir'in 2011 modellerinde Euro kuru 2.2, 2012 modellerindeyse 2.4 TL'de sabitlenmiş.

Standart donanımında D.N.A., elektrikli cam ve aynalar, çift bölgeli klima, Hillholder, ABS, ESP, ASR, spoiler, Start&Stop, deri kaplamalı direksiyon simidi, el freni kolu ve vites topuzu, yol bilgisayarı, 5 koltuk için kafalık, 3 noktalı emniyet kemeri ve emniyet kemeri uyarısı, ön sis farları, CD ve MP3 çalarlı müzik sistemi, açık gri renkli ön panel, gövde rengi yan aynalar ve 17 inç çaplı jantlar bulunan otomobilin opsiyonel donanım listesi de göz atmaya değer.

Test aracında bulunan ve deri döşeme, arka kol dayanağı, yükseklik ayarlı yolcu koltuğu, yan etekler, siyah renkli tavan kumaşı, sportif süspansiyon, kırmızı dikişli direksiyon simidi, vites kolu ve el freni körüğü, alüminyum pedal takımı, koyu renkli ön panel, saten renkli krom yan aynalar ve koyu renkli farlardan oluşan spor paketi 2.000 Euro karşılığında alınabilirken 18 inç çaplı jantlar için 1.000 Euro ek ödeme isteniyor. Yine araçta bulunan görüş paketinde yağmur, koku, far ve nem sensörleri ile otomatik kararabilen iç ayna bulunurken bu paket için istenen ücret 500 Euro.

Araçta bulunmayan ve tek tek alınabilen opsiyonlar ve fiyatlarıysa şöyle: Koyu renk camlar-200 Euro. Otomatik katlanabilen yan aynalar-200 Euro. Metalik boya-500 Euro. 8C Competizione kırmızısı gövde rengi-1.500 Euro. Elektrikli açılabilen cam tavan-1.500 Euro. Çift debriyajlı yarı otomatik şanzıman-2.000 Euro. Otomatik şanzıman için direksiyon arkasında vites değiştirme kulakçıkları-150 Euro. Güçlendirilmiş ve kırmızıya boyanmış fren kaliperleri-500 Euro. Bi-xenon farlar ve far yıkama-900 Euro. 10 hoparlörlü Bose ses sistemi-900 Euro ve Türkiye haritası sunmayan (!) navigasyon sistemi-1.750 Euro.


Sonuç

Bir Alfa Romeo sürmek her zaman etkileyici bir deneyim olmuştur. Günümüzde, her zamankinden daha da fazla standartlaşmaya başlayan otomobillerin arasında da durumun değişmediğini göstermek isteyen Alfa, Giulietta ile premium kompakt hatchback segmentine dikkat çekici iç ve dış tasarımı, küçük hacim sayesinde ülkemizde düşük vergi klasmanına giren güçlü motorları ve başarılı sürüş performansıyla hızlı bir giriş yaptı. Bu girişin başarılı olduğunu söylememe sanırsam gerek yok. Şu sıralar ortalıkta görebileceğiniz Giulietta sayısı, Alfa Romeo'nun 159 öncesi modellerinin sayısından fazla.

Fiyatını çok yüksek tutmadan tasarım ve performans sunmayı başarabilen otomobilin sürücü koltuğunda olmak gerçekten ayrıcalıklı bir duygu. Geniş otoparkların içerisinde bir yer bulduğunuzda Giulietta'nın diğer araçlardan ne kadar farklı bir duruş sergilediğini daha da rahat anlayabiliyorsunuz. Alfa Romeo'nun büyük umutlar bağladığı bu otomobil markayı eski günlerine döndürmek için doğru formülü kesinlikle sunuyor.


Fotoğraflar

Test sırasında çektiğim fotoğraflara buradan ulaşabilirsiniz.

16 yorum:

  1. bir de kaliteyi tutturabilseler, kalitede hala acik ara kötüler

    YanıtlaSil
  2. Eski Alfa modellerinden daha kaliteli olduğunu söyleyebilirim. Alman rakipleri kadar yüksek değil tabi ama onlarda da ne özgün tasarım ne de bu fiyat seviyesi var.

    YanıtlaSil
  3. Onur bey'e katılıyorum, kalite olarak audi mercedes bmw gibi markaların altında, ama bu fiyata size sundukları şeyler gerçekten çok hoş. Onur bey, avrupa'da 2010 modelini 2. el almayı düşünüyorum, önerileriniz var mıdır bu araçla ilgili, hazır da testin altındayken soruyum dedim. mesela hangi motor, hangi donanım paketi, opsiyonel olarak al kesinlikle dediğiniz şeyler nelerdir? şimdiden vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  4. Beklentilerde tasarım kaliteden ağır basıyorsa seçenek belli.

    Alınabilecek opsiyonlar bence Türkiye'de spor paket 1 adıyla satılan paket, sesn sör paketi, bi-xenon farlar ve cam tavan. Frenler zaten iyi fakat güçlendirilmiş kırmızı renkli kaliperler hem güzel görünüyor hem de fren sistemi ne kadar güçlü olursa o kadar iyi.

    YanıtlaSil
  5. Onur bey, çok teşekkür ederim, aynen dediğiniz gibi kriterlerde bir araç aramaya başlıyoruz burda. Ah bir de ikinci el arabalardan anlayan tanıdığımız olsa, daha güvende hissederdik kendimizi, yeniyiz de burada :)

    YanıtlaSil
  6. Rica ederim.

    Bu arada motor önerisini unutmuşum. Test ettiğim motor gayet güzel olsa da Avrupa'nın birçok yerinde vergilerin Türkiye'de olduğu gibi saçma sapan olmadığını da düşünerek 170 beygir gücündeki turbo Diesel versiyonuna da göz gezdirmenizi öneririm.

    YanıtlaSil
  7. Eşim, dizel motor düşünmüyor, ekoloji falan konuşup duruyor, illa benzinli alacakmışız :) yine de önerinizi ona da okutup fikrini değiştirmeye çalışacağım, iyi günler iyi çalışmalar diliyorum Onur Bey, tekrar teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  8. Konu ekolojiyse Diesel tercih etmesi lazım. Daha az tüketim değeri her türlü gazın da daha az yayılması demek. Sadece partiküller konusunda daha sorunlu ki o da filtreyle bertaraf ediliyor zaten.

    YanıtlaSil
  9. Valla Onur Bey gelin bir de ona anlatın bu dediklerinizi. Kendi görüşünü savunmasının yegane dayanağı ise, firmaların (evet evet tamamının!) rakamlar üzerinde oynayıp kullanıcıları fake veriler ile kandırdığı yönünde. anlatamadım derdimi, inandıramadım ne kadar konuşsak da ikna etmeye çalışsam da, bir yerde okumuş bunu, bana değil bu okuduğuna inanıyor. Hadi beni geçtim, sizin gibi bu işin uzmanlarına ve başka başka güvenilir, otomotiv işinde olan insanlara da inanmıyor.

    YanıtlaSil
  10. Aslında haksız sayılmaz. Üreticilerin verileri belirli standartlar ölçüsünde yapılmış testler sonucunda elde ediliyor. Bu testler ideal şartlar altında yapıldığı gibi bir kısmı da laboratuar ortamında yapılabiliyor. Heliyle gerçek hayatta da katalog verilerine ulaşmak zorlaşıyor.

    YanıtlaSil
  11. E peki nedir en doğrusu Onur bey? Dizel otomobilin vergileri arttırılacak diye bir şeyler de okuduk buralarda. Ayrıca dizelin bakımı masrafı da sorun. Benzinliye mi gidelim sizce?

    YanıtlaSil
  12. iç tasarımı sınıfına ve fiyatına göre normal ama o direksiyon beni hayal kırıklığına uğrattı.

    YanıtlaSil
  13. Avrupa'da otomobil vergileri genelde gaz ve partikül salınımına göre alınıyor. Belirli bir sınırı aşağıya çekip daha üst seviyede vergi almaya başlayabilirler ama o vergi seviyesi de Türkiye'de olduğu kadar saçma olmaz. Servis masrafları ve geç motor ısınmasını da hesaba katarsak çok yol yapılmayacaksa benzinli tercih edilebilir.

    YanıtlaSil
  14. Bence de içeride en çok sırıtan parça direksiyon simidi. En azından aynısının metalik renkli süslemeleri olanını kullanabilirlerdi MiTo'da olduğu gibi.

    YanıtlaSil
  15. Onur bey, yorumlarınız yardımlarınız için teşekkür ederim. Biz arabayı her gün kullanıcaz ama günlük şehir için kısa mesafelerle.. Cocugu okula bırakıp almak, işe gidip gelmek, markete gidip gelmek. Sanırım bu çok yol yapmak demek? :)

    YanıtlaSil
  16. Kısa mesafelerde benzinli araçlar daha makul. Diesel motorların ısınma süreleri benzinlilerinkinden uzun. Bu nedenle ısınana kadar zaten daha düşük bir tüketim değeri yakalanamıyor.

    Çok yol yapmaksa ayda 1.500 km'nin üzerine çıkmak demek. Ancak bu şekilde karlılığa geçebiliyor çoğu Diesel araç.

    YanıtlaSil